1- Türkiye mozaikleri çok önemli olmalarına karşın bugüne kadar hak ettikleri oranda tanıtılamamışlardır. Mozaik konusunda bilinmezlerin açıklanabilmesi için bunların mutlaka belirli bir standart içerisinde kaliteli yayınlarla tanıtılması gerekmektedir. Söz konusu yayınlar bugüne kadar özellikle mozaik ikonografisi, kronolojisi ve atölyeleri konusunda öne sürülen savları değiştirebilir.
2- Yapılan uzun görüşmelerden sonra ilk toplantıda karar verildiği şekli ile Türkiyenin Tabula Imperi Byzantinide gösterildiği şekli ile bölgelere ayrılmasına, yayın aşamasında ciltlerin her bölge için bir rakam ile numaralandırılmasına karar verildi. İleriki aşamalarda Corpus bantları kendi bölgesi içinde ara bantlara ayrılacak ve gerekirse bölge içinde kalan her kent için farklı bir cilt çıkacaktır. Bir cilt hazırlanırken vakit kaybetmemek için ilgili bölgenin veya kentin mozaiklerinin tümünü kayıt altına almaya çalışmanın anlamı yoktur. Ulaşılma zorluğu nedeni ile kayıt altına alınamamış mozaikler, çalışma yapmak için hazır olduklarında bir sonraki ciltte ele alınabilirler. Örneğin Galia mozaik corpusu bu yöntemle tamamlanmıştır.
3- Yapılan görüşmeler neticesinde katılımcılar arasında çalışma alanları başlangıç olarak şu şekilde paylaştırılmıştır.
İstanbul
Prof. Dr. W. Jobst, Dr. V. Schiebleiter, Dr. F. Tülek.
Bithynia
Prof. Dr. M. Şahin, Dr. F. Tülek, D. Şahin. Daha önce bölgede yüzey araştırması yapan Sayın Jobst malzeme desteğinde bulunmaya söz vermiştir.
Mysia
Prof. Dr. D. Salzmann, Prof. Dr. M. Şahin, Dr. H. Mert, D. Şahin
Troias
Dr. G. Polat, Y. Polat
Lydia
E.Tok-Bayraklı. Halen bu bölgeyi kapsayacak şekilde Doktora tezi hazırlamaktadır.
Ionia-
Ephesos- Prof. Dr. W. Jobst, Dr. W. Scheibeleiter
Miletos- O. Feld
Smyrna- Prof. Dr. R. Meriç
Erytrai ve Kymede de mozaik olduğu bilinmektedir. Ancak hali hazırda çalışmak için teklifte bulunan olmamıştır.
Karia
Halikarnassos Yarımadası- Prof. Dr. M. Şahin, D. Şahin, D. Parrish
Muğla ve çevresi- Prof. Dr. A. Diler
Aphrodisias- S. Dilan
Lykia
Xanthos- Dr. M. P. Raynaud- Dr. A.-M. Maniére-Léveque,
Letoon- A.-M. Guimier-Sorbets
Bu bölgenin mozaik döşem olarak çok zengin olduğu bilinmektedir. Bunlar arasında en fazla ön plana çıkan kentler Lmyra, Arykanda, Patara, Olympos ve Myradır. Çalışma konusunda henüz talepte bulunan olmasa da, söz konusu kentlerde bulunan mozaiklerin ayrı ayrı ciltler halinde yayınlanması planlanmıştır.
Pamphlia
Perge- I. Işıklıkaya
Kilikia
Dr. Füsün Tülek, A. MAI
K. Suriye
Zeugma- Dr. J.-P. Darmon, M. Önal, E. Aksoy. Bu bölgedeki bilinen en ünlü mozaik merkezi Zeugmadır. Tek ciltin kapsamını çok aşacağından Zeugma mozaiklerinin birden fazla cilt olarak yayınlanmasına prensip olarak karar verilmiştir.
Bu bölge Gaziantep çevresinde bulunan çok sayıda Bizans çağı mozaiğin de gösterdiği gibi oldukça zengindir.
Edesa Krallığı (Urfa-Adıyaman)- B. Salman
Paphlagonia vePontus
Prof. D. Parrish, Prof. Dr. M. Şahin, D. Sahin
Doğu Anadolu
B. Can
Bu dağılımın yanı sıra Trakia, Phrygia, Pisidia, Isauria ve Kappadokia bölgelerinde bulunan mozaikleri çalışmak üzerer henüz talep olmamıştır. Mozaik açısından çok zengin olan bu bölgelerde çalışacak bilim adamı vakit geçirilmeden bulunulması yönünde prensip kararına varılmıştır.
4- Bölgelerin bilim adamları arasında paylaştırılmasından sonra yayın ilkeleri konusu gündeme alınmıştır. Bu konu başlığında en önemli madde çalışmalara esas olacak envanter kayıt fişi formatının şekli olmuştur. Üzerinde tartışılan örnek prototip olarak geçen sene yapılan toplantıda bir defa daha gündeme getirilmiş ve şablon ana hatları ile ortaya çıkmıştı. Bunun iyileştirilerek en ideal ve en kullanılabilir formatın geliştirilebilmesi için bu örnek modelden katılımcılara dağıtılmış ve görüşlerini oluşturmaları için 2. toplantıya kadar süre tanınmıştı. Bu sene yapılan görüşmeler neticesinde gözden kaçan eksikler de tamamlanarak en ideal olabilecek şablon üzerinde oy birliği ile karara varılmış ve katılımcılara birer örnek teslim edilmiştir. Buna göre her katılımcı çalışmalarının envanter kaydını tutarken bu formatı mutlaka göz önünde bulunduracaklardır.
5- Corpus ciltleri arasında envanter kayıtlarının yanı sıra terminoloji olarak ortak bir dilin de kullanılması zorunluluğu vardır. Bu konuda C. Balmelle, M. Blanchard-Lemée, J.-P. Darmon, S. Gozlan, M.-P. Raynaud isimli yazarlar tarafından hazırlanan ve 2002 yılında Türkçe dışında beş farklı dilde yayınlanan La décor géométrique de la mosaïque romaine isimli iki ciltten oluşan kitaplar çok önemli bir rol oynamaktadır. Özellikle Türkçe metinde kavram kargaşasına meydan vermemek üzere bu önemli yayının Türkçeye tercüme edilmesine karar verilmiştir. Tıpkıbasım şeklinde tercüme edilecek eser, aynı zamanda AIEMA-Türkiyenin ilk yayını olacaktır.
Söz konusu el kitabından sonra önümüzdeki bir yıl içerisinde tamamlanıp editör kuruluna teslim edilmek koşulu ile Ephesos, Xanthos, Zeugma ve Kilikya mozaiklerinin yayına kabul edilmesi oy birliği ile kararlaştırılmıştır.
6- Bu toplantıda aynı zamanda corpusun editörler komitesi de belirlenmiştir. Buna göre, Prof. Dr. M. Şahin, Prof. Dr. W. Jobst, Prof. D. Parrish, Prof. Henri Lavagne, Dr. H. Mert, Hélène Morlier, C. Küçük editörler olarak seçilmişlerdir.
7- Daha sonra toplantının diğer önemli bir gündem maddesi olan finansal kaynakların neler olabileceği konusu görüşülmeye başlanmıştır. Özellikle Paul Getty Vakfı tamamı olmasa bile arazide in situ olarak korunan mozaiklerden bir bölümünün restorasyonunu üstlenmiş ve bu konuda teknik destek sağlamayı taahhüt etmiş durumdadır. Ancak bu destek Türkiye gibi çok geniş bir coğrafya göz önünde bulundurulursa yok denecek kadar azdır. Bundan dolayı çağrı yapılmış veya açılacak olan Avrupa Birliği Hibeleri veya benzeri maddi kaynak çağrılarına çeşitli projeler ile başvurmak daha akılcı olacaktır. Bu konuda katılımcılar arasında işbirliğini sağlayacak kadar yurtdışı bağlantısı mevcuttur. Söz konusu projeler hakkında gerekli olan bilgi akışını sağlamak üzere bu sene ilk defa konunun uzmanı olan Saadet ve Aytaç Güner toplantıya davet edilmişlerdir. Sonuçta bu konuda ilk adım olmak üzere Doğu Anadolu Bölgesini ilgilendiren ve halen açıkta buluna Türkiyede Sosyal Riski Azaltma Projesi çağrısına, Birol Can ile birlikte olmak üzere, bir proje ile katılmaya karar verilmiştir.
Yuvarlak masa toplantısının tamamlanmasından sonra Türk katılımcılar ile birlikte AIMEA-Türkiyenin teşekkülü için ilk oturuma geçilmiştir. Bu ilk toplantıda yönetim kurulunun seçilmesinden çok AIEMA-Türkiyenin nasıl örgütlenmesi gerektiği tartışılmıştır. Sonuçta üç farklı eğilin ön plana çıkmıştır.
1- Bir dernek çatısı altında sivil toplum kuruluşu olarak,
2- Bir üniversiteye bağlı olmak üzere enstitü veya araştırma merkezi olarak,
3- Türkiye Bilimler Akademisine bağlı, şekli TUBA tarafından belirlenecek bir organizasyon olarak.
Daha rahat yardım toplanabileceği gerekçesi ile dernek kurma fikri başlangıçta ağırlık bassa da, sonuçta yapılacak işin bilimsel bir çalışma olması, ayrıca asıl amacın yardım toplamaktan çok Türkiye mozaiklerini ortak bir format çerçevesinde toplayacak bir veri bankasının oluşturma olması ve bunları kaliteli yayınlarla bilim alemine tanıtmak düşüncesi dernek fikrine karşı duyulan isteği azaltmıştır.
Bu konuda katılan üyelerin ortak kanaati olarak TUBA altında örgütlenmek en akılcı yol gibi gözükmektedir. Ama beklenen destek TUBAdan sağlanamaz ise en son alternatif olarak bir üniversite çatısı altında enstitü veya araştırma merkezi şeklinde bir oluşuma destek sağlanacaktır.
Kadro tahsis edilmesi zorunluluğu ve özellikle Hükümetlerin tasarruf tedbirleri nedeni ile kadro tahsis etmesinin güç olacağı gerekçesi ile Türkiye mozaiklerini araştırma konusunda bir enstitü kurmak oldukça zor bir hedef gibi gözükmektedir. Bu nedenle diğer bir alternatif olan araştırma merkezi kurma ikri ağırlık kazanmıştır. Her iki olasılıkta da kurulacak birim AIEMAnın bir şubesi gibi örgütlenecek ve ismi AIEMA-Türkiye olacaktır. Amacı AIEMAnın desteğini de arkasına alarak Türkiyenin mozaik envanterini hazırlamak, bunu bir veri bankası içerisinde toplamak ve kaliteli yayınlarla sonuçları bütün dünyaya tanıtmaktır.